Merhaba sevgili okur
Merhaba Ben Eda
Bir blog yazmak her zaman hayallerimden biriydi. Ama hiçbir zaman bu işlerin izlediğimiz filmlerde veya dizilerde yürüdüğü gibi olmadığını bildiğim için böyle bir şey yapmamıştım.
Ama bir gün İngilizce Öğretmenimiz ödev olarak bize bir blog açmamızı ve oraya ingilizce olarak yazılılar yazmamızı söyledi. Bu geçen seneydi.
Ben bu ödev yazılarını yazdıktan sonra bu bloga elveda demiştim ilk başta belirttiğim sebepten dolayı. Sonrasında bu sene bloga yazmak istediğim şeyleri marketten aldığım mavi kapaklı bir deftere yazmaya başladım tabii gerçek bir deftere yazmak internete yazmaktan daha zor çünkü fotoğraf bulmak problem bu yüzden ders kitaplarımdan, dergilerden fotoğraflar kesip yapıştırıyordum ki hala yapıyorum.
Sonra bugün ablam dört yıl önce açmış olduğu bloğuna geri dönüş yaptı ben de ben niye böyle bir şey yapmıyorum diye düşündüm. ve ikimizde internet üzerinde hiç kimsenin okumayacağını bildiğimiz yarı günlük tadında yazılarımızı yazmak istedik.
Bu blogda beynimin içinde olan şeyleri yansıtacağım dışarıdan küçük ama içeride koca bir evren olan beynimin içini...
Sevdiğim müzikler, izlediğim filmler ve dizliler, gezdiğim yerler ve daha bir sürü şey.
Açıkçası şuan da çok heyecanlıyım.
Neyse lafı çok uzatmadan başlayalım.
Hoşgeldin :)
YanıtlaSil